etik Dalgalar ve Sağlığımız - harun güngör pt>
Yer: BlogBilgi, Bilim, Bilişim, Sağlık, Teknoloji>Yazı Detayı
Elektromanyetik Dalgalar ve Sağlığımız
6 sene oldu Bilgi, Bilim, Bilişim, Sağlık, Teknoloji Yorum Ekle
Tumblr Yayınla

Genel Bilgi

Sürekli gelişen teknoloji, şüphesiz modern hayata hızla nüfuz etmektedir. Bu yeni teknoloji ürünlerinin insan hayatına girmesi ile günlük işler kolaylaşmakta, zaman ve enerjinin daha ekonomik kulanılması sağlanmaktadır. Vazgeçilmesi gittikçe zorlaşan bu ürünlerin, olumsuz etkileri veya daha açık ifadeyle, yaydığı elektromanyetik dalgaların sağlık yönünden zararları olabileceği konularında basın-yayın organlarında zaman zaman bazı yayınlar çıkmaktadır. Halbuki bu konu halen bilim adamlarının araştırma ve tartışma konuları arasındadır. Bu sayfada, belirsizliğini koruyan bu alan hakkında aydınlatıcı bilgiler verilmesi amaçlanmaktadır.

Gelişen teknolojinin olumsuz sağlık etkisi ihtimali dikkate alınarak, şimdiden önlem alınması kamu sağlığı açısından gereklidir, ancak  halen belirsiz olduğu halde, bazı basın-yayın organlarının olumsuz yayınları halkı psikolojik olarak etkilemektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ nce (DSÖ) insan sağlığı;  “Sadece  hastalık ya da bedensel ve fiziksel güçsüzlüğün olmadığı bir durum olmayıp, bütün olarak fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak iyi olma durumudur.” şeklinde ifade edilmektedir. Bu tanımda  belirtildiği gibi insan sağlığında, sadece fiziki durum değil, psikolojik durumda  önemlidir. Bu amaçla, mevcut veya kullanıma hazır yeni teknolojik cihazların insan sağlığına etkileri konusunda önemli görülen yeni araştırma, inceleme ve sonuçlar, en kısa sürede bu sayfada yayınlanacak olup, bilim adamlarınca onaylanmamış insan psikolojisini olumsuz etkileyen bilgiler yerine, kamu sağlığına birinci derecede önem verilmesi hedefiyle  halkın bilinçli bir şekilde bilgilendirilmesi sağlanacaktır.

Öncelikle kısaca Elektromanyetik Işınımları tanımak  faydalı olacaktır.     

Aşağıdaki tabloda  görülen frekans spektrumunda, iyonlaştıran (İonizing) ve iyonlaştırmayan (Non-İonizing) olmak üzere enerjilerine göre, başka bir tasnifle canlılara etkilerine göre iki türlü elektromanyetik ışınım vardır.

image

İyonlaştırıcı (Ionizing) EM ışınımlar, hücrelerdeki molekülleri bir arada tutan atomik bağları iyonlaştırma (yani atomlardaki pozitif (proton) ve negatif (elektron) yükleri bir arada tutan yüksüz nötrona etki ile atomun yapısının bozulması) meydana getirmeye yetecek foton enerjisine sahip yüksek  frekans (1014 Hz’ den yukarısı) bölgesinde olup, minimum 12 eV (elektron volt)’ tan başlayan enerji değerlerine sahiptir. Örnek olarak, Rontgen (X ışını), Gama ve Kozmik ışınlar verilebilir. Bu ışınlara fazla maruz kalmak, canlıya ait hücredeki organellerin hasara uğraması ve DNA zincirinin bozulması gibi  etkilerinden dolayı tehlikelidir. 

İyonlaştırmayan (Nonionizing) ışınımlar ise bu atomik bağları kırmak için gerekli enerjiye sahip olmayan fotonların oluşturduğu EM dalgalardır. Bunlar; görünür ışık, kızılötesi, mor ötesi, RF(Radyo Frekans) dalgaları, mikrodalga, statik ve manyetik alanlardır. Yani frekans tayfının 1 Hz (Hertz=frekans birimi-saniyedeki dalga sayısı)’ den başlayarak yaklaşık 1000 GHz’ lik bölümüdür. Ölçülen enerji değeri ise örneğin 300 GHz de 0,00125 eV olup, iyonlaştırma yapacak seviyeye göre çok düşük değerdir. Ancak bu alanlar, faktörlere (yani mesafe, güç ve maruz kalma zamanı vs.) bağlı olarak vücutta ısıl etkiye (ısı artışı) sebep olduğu gibi, bazı uzmanlarca biyolojik etkilere de sebep olabileceği öne sürülmektedir. Kanser etkisi ise henüz isbatlanmamıştır. Ancak sadece Aşırı Alçak Frekans Bölgesi (ELF) olan 0-300 Hz arası elektromanyetik alan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Olası Kanserojen Grup-2B sınıfına dahil edilmiştir.

İyonlaştırıcı olmayan EM dalgaların etkisinde kalan canlılarda; yukarıda belirtildiği üzere, ısıl ve ısıl olmayan iki tür etki oluşabilmektedir. Isıl etkiler, vücut tarafından emilen EM enerjinin ısıya dönüşmesi ve vücut sıcaklığını arttırması olarak tanımlanmaktadır. Bu sıcaklık artışı, ısının, kan dolaşımı, ter vs. ile atılarak dengelenmesine kadar sürmektedir. Isıl olmayan etkiler ise hala bilinmemekte ve bu konuda araştırmalar devam etmektedir. Konu hakkında halen 3 görüş bulunmaktadır.

1-Mevcut limit değerler yüksektir ve Elektromanyetik (EM) dalgalar insan sağlığına zararlıdır.

2-EM dalgaların etkisi 15-20 yıl sonra ortaya çıkar.

3-EM dalgaların iyonlaştırıcı etkisi olmadığından bir zararı yoktur.

image

Şüphesiz bu üç görüşe cevap verecek olan bilim adamlarıdır. Ancak ülke olarak şimdilik yapmamız gereken böyle bir zarar olma ihtimaline karşı  ihtiyati tedbir alınması hususudur. Bu amaçla ayrıca RF Sağlık Komisyonu tarafından Cep Telefonları (ön-arka) ve Baz İstasyonları (ön-arka) ile ilgili sağlık broşürleri yayınlanmıştır.

Konu hakkında dünyada birçok araştırma yapılmakta olduğunu yukarıda ifade etmiştik. EM alanlara maruziyette sınır değerleri belirlenmesi konusunda Dünya ve Avrupa ülkelerinin referans olarak aldığı kurumların başında ICNIRP (International Commission on Non-Ionizing Radiation Protection / Uluslararası İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyondan Korunma Komitesi) gelmektedir. Uluslararası alanda bu kuruluşça belirlenen sınır değerler, birçok Avrupa ülkesinde ve dünyanın farklı ülkelerinde en yaygın kabul gören değerler arasındadır. ICNIRP, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslarası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından resmen tanınan bağımsız bir araştırma kuruluşudur. ICNIRP Kılavuzu’nda (ICNIRP Guidelines) yer alan çalışmalar, ünversiteler ve araştırma kuruluşları ile işbirliği yapılarak, çok sayıda mühendis, biyolog, fizikçi, epidemiyolojist ve ilgili başka bilim adamlarından oluşan disiplinler arası bir ekip tarafından yürütülmüştür. (Deteylı bilgi için bknz. YAYINLAR/BELGELER   )

Amerika Birleşik Devletleri’nde sınır değerler, FCC (Federal Communications Commission / Federal Komünikasyon Komisyonu) tarafından belirlenmekte ve bu sınır değerlerin belirlenmesinde IEEE (Institute of Electrical and Electronics Engineers / Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) ve ANSI (American National Standarts Institute / Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü), Avustralya’da  ise AS/NZS (Avustralia Standarts/New Zealand Standarts) tarafından oluşturulan standart değerler temel olarak alınmaktadır.

Ülkemizde ise ilk olarak Türk Standartları Enstitüsü, Nisan  1996’da TS ENV 501666-2 Sayılı "İnsanların Elektromanyetik Alanlara Maruz Kalması – Yüksek Frekanslar (10 kHz- 300 GHz)" başlıklı bir standart yayımlamıştır.

(T.C Çevre Bakanlığı’ nın 11 Mayıs 2000 tarihli Genelgesi yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır). Daha sonra, Telekomünikasyon Kurumu tarafından 12.7.2001 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "10 kHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik ile Türkiye’de geçerli olan sınır değerleri belirlenmiştir. Söz konusu  yönetmelik 16.05.2009  tarihinde yenilenmiştir.

Konu hakkında  sorularınız  için  rfsaglik@tk.gov.tr  adresine yazabilirsiniz.

Kaynak: http://www.btk.gov.tr/tuketici/emd/index.php

Comments

comments

Düşüncelerinizi yazın.

Avatar Ekle?


*

Aktif

Son Yorumlar

Sitemiz;

Aktif Yorumcular

Yazılara Abone Ol

Kategoriler

Son Yorumlar