vleri - harun güngör
Yer >Blog > Sanat, Kategorisindeki Yazılar
Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına hayali, hayalbaz denir. Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkka’dır. Oyunda konuşmaların değişmesi baş hareketleriyle yapılır. Bu iki karekterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede nasıl yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir. Anlatılanlar rivayete dayanır, zira gerçekten yaşamış olsalar bile büyük ihtimalle bahsedi...
Devamı
  Büyük Önder Atatürk, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından, toplumsal dehasını bir kez daha göstererek Türk Ulusunun kültürel alanda da gelişiminin şart olduğunu belirtmiş, kültür ve sanat alanında da birçok yenilik getirmiştir. Türkiye’de yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşılması hedefini yakalayan Atatürk, sanata verdiği önemle modern Türk sanatlarının öncüsü ve mimarı olmuştur. Daha Ankara’da otel, lokanta yokken O Avrupa’ya resim, müzik ...
Devamı
  OCAK 1 Ocak Yeni Yıl Yılbaşını izleyen ilk pazartesi ile başlayan hafta Veremle Savaş Haftası 10 Ocak Gazeteciler Günü Ocak ayının ikinci pazartesi günü başlar Enerji Tasarrufu Haftası 25 – 31 Ocak Cüzzam Haftası    ŞUBAT 14 Şubat Sevgililer Günü 19 Şubat M.E.B. Vakfı Kuruluş Günü 28 Şubat Sivil Savunma Günü    MART 1 – 7 Mart Yeşilay Haftası 1–7 Mart Deprem Haftası 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ...
Devamı
Eskiden hayali zıll, zıllı hayal, hayali sitare denilen Karagöz oyununun doğuşuna ilişkin en yaygın rivayet şöyledir:           Orhan Gazi devrinde Bursa’da Ulucami inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Bali Çelebi (Karagöz) ve duvarcı ustası Halil Hacı İvaz(Hacivat) arasındaki nükteli konuşmalar diğer çalışanları öyle güldürüyormuş ki, bunları dinlemek isteyenler işlerini bırakıp etraflarında toplanıyorlarmış. Tabi inş...
Devamı
Türkler milattan önce orduda takım halinde müzik aletleri çaldırırlardı. 8.yy.da yazılmış ve yazılı ilk Türk belgesi olan Orhun Kitabeleri, Mehter’in  atası olarak kabul edilen Tuğ Takımı’ndan bahseder. Kaşgarlı Mahmut’un 11.yy.da yazdığı Divan-ı Lugat-it Türk, Hakan’ın huzurunda nevbet vurulduğunu anlatır. Türklerin diğer dünya milletlerinden gerek anlam ve önem gerekse müzik yönünden tamamen ayrı özelliklere sahip bir müzik topluluğu bulunmak...
Devamı

Ud

7 sene oldu Bilgi, Müzik, Sanat Yorum Ekle
Ud’un Tarihçesi           Ud kelimesinin aslı Arapça’dır: "sarısabır veya ödağacı" anlamındaki "el-oud’dan gelir. Baştaki ‘el’- kelimesinin, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen Türkler bu edatı atmış, geriye kalan ‘oud’ (‘eyn, waw, dal) kelimesini de -gırtlak yapıları ‘eyn’e uygun olmadığı için- "...
Devamı
7 sene oldu Bilgi, Müzik, Sanat Yorum Ekle
Her şeyden önce sazın adı bazı sözlüklerin yazdığı gibi Tanbur değildir; ağzımızdan böyle çıksa bile, aslı Sümerce ‘Pantur’dan bozulma ‘Tunbur’ olduğu için, N ile yazılma zarureti vardır. Esasen bu zarafette bir sazın -yeğeni Ud için de söz konusu olduğu gibi- Türklerin elinden çıkmış olması tabiidir, zira Türkler dışında hiçbir müzik kültüründe böyle bir saz yoktur. İleride konu edeceğimiz Ud gibi özbeöz Türk KOPUZ ailesinin mensubu olan Tanbur; 30...
Devamı
7 sene oldu Bilgi, Müzik, Sanat Yorum Ekle
Bu saz Tevrat’ta "Psanterin" olarak geçer. Büyük ihtimalle Santur sözcüğü bundan türemiştir. İbranilerin çalgısı olup 11 ci yüzyıldan sonra Avrupa’ya yayılmıştır. Mısır’da ikişer çelik telli, İran’da ise dörder adet pirinç telli olarak kullanılmaktadır.           Eski Türk sazlarından nüzhenin gelişmiş şeklidir. Geometrik olarak ikizkenar yamuk şeklindedir. Telleri önceleri ibrişimdendi. Sonraları madeni ve sarma tel...
Devamı

Ney

7 sene oldu Bilgi, İslam, Müzik, Sanat Yorum Ekle
Ney’in Tarihçesi           Sümerce’ den Farsça’ ya geçen “ nâ ” veya “ nay ”, kamış, kargı anlamlarına da gelen bu çalgının en eski adıdır. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan “ mizmâr ” sözcüğü, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe’ de ise hemen her zaman “ ney ” olarak anılmıştır. Çeşitli Avrupa ülkelerinde de benzer adlarla (örneğin Romanya’da “ naiu ” adıyla...
Devamı
7 sene oldu Bilgi, Müzik, Sanat Yorum Ekle
Lâvta Arapça lût, Fransızca luth, İngilizce lute, Almanca laute, İtalyanca luito, İspanyolca port laud adları ile bilinmektedir. Roma ve Yunan’da ilkel şeklinin adları ise Tesdudo ve Chelys’dir. Osmanlılar da ise lâvta ismiyle adlandırılmıştır.           Lâvta geçmiş devirler itibariyle önemli bir mazisi vardır. İlk çağ milletlerinden Sümerler, Eski Mısırlılar, Bâbilliler, Romalılar ve Yunanlılarda bu sazın ilkel şek...
Devamı

Aktif

Son Yorumlar

Sitemiz;

Aktif Yorumcular

Yazılara Abone Ol

Kategoriler

Son Yorumlar