Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına hayali, hayalbaz denir. Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkka’dır. Oyunda konuşmaların değişmesi baş hareketleriyle yapılır.
Bu iki karekterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede nasıl ...DEVAMINI OKU
Büyük Önder Atatürk, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından, toplumsal dehasını bir kez daha göstererek Türk Ulusunun kültürel alanda da gelişiminin şart olduğunu belirtmiş, kültür ve sanat alanında da birçok yenilik getirmiştir. Türkiye’de yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşılması hedefini yakalayan Atatürk, sanata verdiği öneml ...DEVAMINI OKU
Eskiden hayali zıll, zıllı hayal, hayali sitare denilen Karagöz oyununun doğuşuna ilişkin en yaygın rivayet şöyledir:
Orhan Gazi devrinde Bursa’da Ulucami inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Bali Çelebi (Karagöz) ve duvarcı ustası Halil Hacı İvaz(Hacivat) arasındaki nükteli konuşmalar diğer çalı ...DEVAMINI OKU
Türkler milattan önce orduda takım halinde müzik aletleri çaldırırlardı. 8.yy.da yazılmış ve yazılı ilk Türk belgesi olan Orhun Kitabeleri, Mehter’in atası olarak kabul edilen Tuğ Takımı’ndan bahseder. Kaşgarlı Mahmut’un 11.yy.da yazdığı Divan-ı Lugat-it Türk, Hakan’ın huzurunda nevbet vurulduğunu anlatır. Türklerin diğer dünya milletlerinde ...DEVAMINI OKU
Ud’un Tarihçesi
Ud kelimesinin aslı Arapça’dır: "sarısabır veya ödağacı" anlamındaki "el-oud’dan gelir. Baştaki ‘el’- kelimesinin, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen Türkler bu edatı atmış, geriye kalan ‘oud’ (‘eyn, wa ...DEVAMINI OKU
Her şeyden önce sazın adı bazı sözlüklerin yazdığı gibi Tanbur değildir; ağzımızdan böyle çıksa bile, aslı Sümerce ‘Pantur’dan bozulma ‘Tunbur’ olduğu için, N ile yazılma zarureti vardır. Esasen bu zarafette bir sazın -yeğeni Ud için de söz konusu olduğu gibi- Türklerin elinden çıkmış olması tabiidir, zira Türkler dışında hiçbir müzik kültüründe ...DEVAMINI OKU
Bu saz Tevrat’ta "Psanterin" olarak geçer. Büyük ihtimalle Santur sözcüğü bundan türemiştir. İbranilerin çalgısı olup 11 ci yüzyıldan sonra Avrupa’ya yayılmıştır. Mısır’da ikişer çelik telli, İran’da ise dörder adet pirinç telli olarak kullanılmaktadır.
Eski Türk sazlarından nüzhenin gelişmiş şeklid ...DEVAMINI OKU
Ney’in Tarihçesi
Sümerce’ den Farsça’ ya geçen “ nâ ” veya “ nay ”, kamış, kargı anlamlarına da gelen bu çalgının en eski adıdır. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan “ mizmâr ” sözcüğü, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe’ de ise hem ...DEVAMINI OKU
Lâvta Arapça lût, Fransızca luth, İngilizce lute, Almanca laute, İtalyanca luito, İspanyolca port laud adları ile bilinmektedir. Roma ve Yunan’da ilkel şeklinin adları ise Tesdudo ve Chelys’dir. Osmanlılar da ise lâvta ismiyle adlandırılmıştır.
Lâvta geçmiş devirler itibariyle önemli bir mazisi vardır. İlk çağ millet ...DEVAMINI OKU
Son Yorumlar